Yapay zeka kullanılarak hazırlanan bir vaaz veya hutbeyi aynen okumak dinen uygun mudur?

1- HÜKÜM

Yapay zekâ, ilim sahibi bir âlim veya müftü değildir; yalnızca kendisine verilen verileri işleyerek metin üreten bir araçtır. Bu sebeple yapay zekâ tarafından hazırlanan bir vaaz veya hutbeyi doğruluğunu kontrol etmeden aynen okumak uygun değildir.

Ancak Kur’an ve sünnete uygunluğu, sahih kaynaklara dayanması ve ehil bir kimse tarafından gözden geçirilmesi hâlinde, yardımcı bir araç olarak yapay zekâdan faydalanmak caizdir. Asıl sorumluluk, hutbeyi veya vaazı okuyan kişiye aittir.

Dinî tebliğde güvenilir bilgi esastır. Yanlış veya uydurma bilgilerin aktarılması büyük vebaldir.

2- KUR’AN-I KERÎM’DEN DELİLLER

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

> “Bilmediğin şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsrâ, 17/36)

Yine buyurur:

> “Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.” (Nahl, 16/43)

Bir başka ayette:

> “Ey iman edenler! Size bir fasık haber getirirse onu araştırın.” (Hucurât, 49/6)

Bu ayetler, dinî bilginin doğruluğunu araştırmanın gerekli olduğunu göstermektedir.

3- SÜNNETTEN DELİLLER

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

> “Kim benim adıma kasten yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Buhârî, İlim, 38; Müslim, Mukaddime, 3)

Yine buyurmuştur:

> “Kişiye, duyduğu her şeyi söylemesi yalan olarak yeter.” (Müslim, Mukaddime, 5)

Bu hadisler, doğruluğu araştırılmadan din adına konuşmanın büyük bir sorumluluk olduğunu göstermektedir.

4- FIKHÎ DEĞERLENDİRME

İslam’da vaaz ve hutbenin amacı, insanlara Allah’ın dinini doğru şekilde tebliğ etmektir.

Bu sebeple:

  • Yapay zekâ, sadece bir yardımcı araçtır; fetva veren veya dinî hüküm koyan bir merci değildir.
  • Hazırladığı metinler mutlaka Kur’an, sünnet ve güvenilir ilmî kaynaklar açısından kontrol edilmelidir.
  • Hutbeyi okuyan imam veya vaiz, metindeki bütün bilgilerden dinen sorumludur.
  • Yanlış bilgi içerdiği hâlde bunu araştırmadan okumak caiz değildir.
5- DÖRT MEZHEBE GÖRE

Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin klasik eserlerinde yapay zekâ elbette bulunmamaktadır. Ancak hepsi şu temel ilkelerde ittifak eder:

  • Din adına konuşan kimse ilim sahibi olmalıdır.
  • Doğruluğu bilinmeyen bilgiler nakledilmemelidir.
  • Tebliğde emanet ve doğruluk esastır.

Bu ilkeler gereği, yapay zekâ tarafından hazırlanan bir metni incelemeden aynen okumak doğru değildir.

6- SONUÇ
  1. Yapay zekâ dinî otorite değildir; sadece teknik bir araçtır.
  2. Yapay zekâ tarafından hazırlanan vaaz veya hutbe, doğruluğu kontrol edilmeden aynen okunmamalıdır.
  3. Kur’an, sünnet ve güvenilir ilmî kaynaklara uygunluğu incelendikten sonra yardımcı materyal olarak kullanılabilir.
  4. Din adına yapılan her açıklamanın sorumluluğu, onu söyleyen imam veya vaize aittir.
  5. Bu sebeple yapay zekâ, ilmin yerine değil; ilme yardımcı bir vasıta olarak değerlendirilmelidir.

Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.