Bir kişi, kurban bayramı arefesine kadar satmak amacıyla iki yıldan fazla süre boyunca 30 adet büyükbaş hayvan beslemiş; arefe günü de bu hayvanların tamamını satmıştır. Bu hayvanlar için zekât gerekir mi? Gerekirse nasıl hesaplanır? Ayrıca hayvanların ticaret için değil de üretim ve süt amacıyla beslenmesi durumunda hüküm nedir?

Cevap:

Satılmak amacıyla alınan ve beslenen hayvanlar, İslam fıkhında “urûzü’t-ticâre” yani ticaret malı hükmündedir. Bu sebeple bunların zekâtı, hayvan sayısına göre değil; piyasa değeri üzerinden ticaret zekâtı olarak hesaplanır.
Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temiz olanlarından ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin…” (el-Bakara, 2/267)
Semüre b. Cündeb’den رضي الله عنه rivayet edildiğine göre:
Resûlullah ﷺ bize satış için hazırladığımız mallardan zekât vermemizi emrederdi.” (Ebû Dâvûd, Zekât, 5)
Buna göre:
* Bu hayvanlar satılmak niyetiyle beslenmişse,
* Üzerinden bir hicrî yıl geçmişse,
* Elde edilen mal veya satış bedeli nisap miktarına ulaşmışsa,
kişinin diğer zekâta tabi mallarıyla birlikte hesap edilerek, mevcut borçları düşüldükten sonra toplam mal varlığının kırkta biri (%2,5) zekât olarak verilir.
Bu hüküm; İmam Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve İmam Ahmed bin Hanbel başta olmak üzere dört mezhep fakihlerinin kabul ettiği görüştür.
➡️ Ancak Şâfiî mezhebinde, zekât hesabında borcun düşülmeyeceği; kişi borçlu olsa bile nisap miktarı mala sahipse zekâtla mükellef olacağı görüşü tercih edilmiştir.

Ticaret Malı Sayılmayan Hayvanların Zekâtı

Eğer bu hayvanlar:
* Satmak amacıyla değil,
* Süt, üretim veya çoğaltma amacıyla beslenmişse,
o zaman “saime” yani yılın çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvanların zekât hükümleri uygulanır.
Bu durumda:
* Hayvanların nisap miktarına ulaşması,
* Üzerinden bir hicrî yıl geçmesi,
* Yılın çoğunda meralarda otlaması,
şartıyla zekât gerekir.
Bu şartlar gerçekleştiğinde 30 adet büyükbaş hayvan için zekât olarak:
Bir yaşını doldurmuş ve ikinci yaşına girmiş bir buzağı (tebî‘) verilmesi gerekir.
Nitekim Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Otuz sığırda bir tebî‘, kırk sığırda ise bir müsinne vardır.” (Tirmizî, Zekât, 4; Ebû Dâvûd, Zekât, 5)
Bu hüküm de mezheplerin temel kabulüne dayanmaktadır.

Sonuç

* Satmak amacıyla beslenen büyükbaş hayvanlar → ticaret malı sayılır → toplam değerlerinin %2,5’i zekât olarak verilir.
* Süt ve üretim amacıyla beslenen, yılın çoğunu merada geçiren büyükbaş hayvanlar → hayvan zekâtına tabi olur → 30 sığır için bir adet tebî‘ verilmesi gerekir.