Kocası vefat eden bir kadın, başkasıyla evlenebilmek için ne kadar süre beklemelidir?

Cevap: Kocası vefat eden kadının başka bir erkekle evlenebilmesi için beklemesi gereken süreye ölüm iddeti denir.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

«“İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına dört ay on gün beklerler.”
(Bakara, 2/234)»

Buna göre hamile olmayan ve kocası vefat eden kadının iddeti dört ay on gündür. Bu süre, ölümün gerçekleştiği andan itibaren başlar ve kameri aylara göre hesaplanır.

Kadın hamile ise, iddeti doğumla sona erer. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

«“Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer.”
(Talâk, 65/4)»

Dolayısıyla hamile bir kadın, kocasının ölümünden kısa bir süre sonra dahi doğum yaparsa, doğumla birlikte iddeti sona erer.

İddet süresi tamamlanmadan kadın başka bir erkekle nikâhlanamaz. İddet devam ederken yapılan nikâh geçerli olmaz. Ayrıca iddet süresi içerisinde evlenme teklifi de açıkça yapılmaz; ancak üstü kapalı şekilde evlilik niyetinden söz edilmesine ilişkin ayrıca fıkhî hükümler vardır.

İddet Süresinde Kadının Hakları

Kocanın vefatıyla evlilik sona erdiğinden, kadın kocasına mirasçı olur ve mirastaki hakkını alır. Ayrıca henüz ödenmemiş olan mehr-i müeccel, kocanın zimmetinde bir borç olduğundan terekeden ödenir.

Ölüm iddeti süresince kadının nafakası konusunda ise boşanma iddetinden farklı hükümler bulunmaktadır. Kocanın vefatıyla terekeden miras hakkı doğduğundan, genel olarak vefat eden kocanın terekesinden eşe ayrıca eş nafakası bağlanmaz. Ancak varsa çocukların nafakası, terekenin borçları ve diğer haklar ayrı şekilde değerlendirilir.

İddet Süresince Evden Çıkma

Kocası vefat eden kadının iddet süresince kocasının evinde bulunması esastır. Ancak ihtiyaç, geçimini sağlama, sağlık, güvenlik gibi meşru bir mazeret bulunduğunda gündüz veya gerektiğinde gece dışarı çıkmasına ilişkin fıkhî ruhsatlar vardır.

Bu nedenle “Dört ay on gün boyunca hiçbir şekilde evden çıkamaz” şeklinde mutlak bir ifade doğru değildir. Zaruri veya meşru ihtiyaçlar için dışarı çıkabilir; fakat iddet süresince başka bir evlilik hazırlığı içinde bulunamaz.

Dört Mezhebe Göre

Hanefî Mezhebi: Kocası ölen ve hamile olmayan kadının iddeti dört ay on gündür. Hamile ise doğumla iddeti sona erer.

Mâlikî Mezhebi: Aynı şekilde ölüm iddeti dört ay on gündür; hamilelik hâlinde iddet doğumla sona erer.

Şâfiî Mezhebi: Kocası vefat eden hamile olmayan kadının iddeti dört ay on gündür. Hamile kadının iddeti ise doğumla sona erer.

Hanbelî Mezhebi: Ölüm iddeti hamile olmayan kadın için dört ay on gün, hamile kadın için doğuma kadardır.

Sonuç

Netice itibarıyla: Kocası vefat eden kadın hamile değilse dört ay on gün, hamile ise doğum gerçekleşinceye kadar iddet beklemek zorundadır. İddet tamamlanmadan başka bir erkekle nikâh kıyması caiz değildir.

Kadın bu süre içerisinde kocasına mirasçı olur ve varsa ödenmemiş mehrini alma hakkına sahiptir. Ölüm iddetinde kadının kocasının evinde kalması esastır; ancak meşru ihtiyaç ve zaruret hâllerinde dışarı çıkmasına ruhsat vardır.

Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.