İşi olduktan sonra kendi köyünde bir kurban keseceğini adayan kişi, daha sonra Afrika’da açlık ve fakirliğin yaygın olduğunu öğrenince, adağını köyde kesmek yerine vekâlet vererek orada kestirebilir mi?
1. Kur’ân-ı Kerîm’den Delil:
Yüce Allah şöyle buyurur:
“Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler…”
(Hac 22/29)
Bu ayet, adakların yerine getirilmesini emretmekte; ancak belirli bir mekân şartı getirmemektedir.
2. Sünnetten Delil:
Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Kim Allah’a itaat etmeyi adarsa, O’na itaat etsin.”
(Buhârî, Eymân 28)
Hadiste de adağın yerine getirilmesi emredilmiş, fakat mekân kaydı zikredilmemiştir.
3. Mezheplere Göre Hüküm:
Hanefî Mezhebi:
Eğer adakta yer açıkça bağlayıcı şekilde şart koşulmamışsa, başka yerde kesmek caizdir.
Ancak “köyümde keseceğim” ifadesi adak lafzının bir parçası olarak söylenmişse, bu durumda o yerde kesmek gerekir.
Şâfiî Mezhebi:
Mekân, adakta aslen bağlayıcı değildir. Ancak açıkça belirlenmişse buna riayet edilmesi gerekir. Aksi halde başka yerde kesilebilir.
Mâlikî Mezhebi:
Adakta esas, ibadetin yerine getirilmesidir. Yer önemli değildir. Fakirlerin daha çok faydalanacağı yerde kesmek daha faziletlidir.
Hanbelî Mezhebi:
Adakta yer belirlenmişse bağlayıcıdır. Belirlenmemişse başka yerde kesmek caizdir. Vekâletle kesim de geçerlidir.
4. Sonuç
Eğer kişi sadece genel bir ifade ile adakta bulunmuş, “köy” ifadesi bağlayıcı bir şart olarak kast edilmemişse,
➡️ Adağını Afrika gibi ihtiyaç sahiplerinin yoğun olduğu bir yerde vekâlet yoluyla kestirmesi caizdir, hatta daha faziletli olabilir.
Ancak “köyümde keseceğim” ifadesi
➡️ adak lafzının bir parçası olarak ve bağlayıcı şekilde söylenmişse,
bu durumda o yerde kesmek gerekir.
5. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
Güvenilir bir kuruma vekâlet verilmesi
Kurbanın İslami şartlara uygun kesilmesi
Etlerin gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması