Hz. Peygamber’den Sonra Allah’ın Özel Olarak Seçtiği / Masum Kıldığı Bir Kişi ya da Grup Var mıdır?

Hüküm:
Hz. Muhammed’den (s.a.v.) sonra Allah tarafından özel, masum, yanılmaz, günahsız, vahiy alan, hatadan korunmuş bir kişi veya grup YOKTUR.
Böyle bir iddia İslam’ın temel akidesine aykırıdır.

DELİLLER

1. Kur’ân-ı Kerimden Delilleri

Peygamberlik Hz. Muhammed ile bitmiştir
مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلَكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ
“Muhammed… Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur.” (Ahzab 40)
Peygamberlik bittiğine göre, Allah’ın özel görevlendirdiği, masum kıldığı bir zümre de yoktur.
Çünkü “masumiyet”, “yanılmazlık” sadece peygamberlere mahsustur.
Din tamamlanmıştır, yeni otoriteye ihtiyaç yoktur
الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ
“Bugün size dininizi tamamladım…” (Mâide 3)
Din tamamlandıysa; yeni bir “ilahi otorite”, “masum imam”, “görevlendirilmiş grup” iddiası dini eksik kabul etmek anlamına gelir.
Hidayet kriteri: Peygamber ve Sahabenin yolu
وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ… وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ
“Kim Resûl’e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yol tutarsa…” (Nisa 115)
“Müminlerin yolu”, sahabenin yoludur.
Kur’an, özel bir grubu değil, bütün sahabeyi örnek gösteriyor.
Vahiy sadece Peygamber’e gelir
وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَنْ يُكَلِّمَهُ اللَّهُ إِلَّا وَحْيًا (Şûrâ 51) Resûl dışında kimseye vahiy gelmez; o hâlde “Allah’tan direkt bilgi alan, yanılmaz bir otorite” iddiası batıldır.

2. Hadis-i Şeriflerden Delilleri

Masumiyet sadece peygamberlere aittir
Resûlullah (s.a.v.):
“Ben ancak tebliğ ederim.”
(Müslim)
Yetki, masumiyet, ilahi koruma sadece Peygambere verilmiştir.
Ümmetin yanılmaz tek otoritesi yoktur
“Ümmetim dalalet üzerine birleşmez.”
(İbn Mâce)
Allah’ın özel görevlendirdiği bir kişi yoktur; ümmetin bütünü yanılmaz bir denge unsurudur.
En faziletli nesil: Sahabe
“Ümmetimin en hayırlısı benim asrımdır…”
(Buhârî – Müslim)
Peygamber’den sonra üstün grup sahabelerdir.
Onların bile masum olduğu söylenmemiştir.

3. Sahabe Delilleri

Hz. Ebû Bekir: “Ben hata yapabilirim”
Halife seçildiğinde dedi ki:
“Ben sizin en hayırlınız olmadığım hâlde başınıza getirildim. Doğru gidersem bana yardım edin, yanlış yaparsam beni düzeltin.”
Sahabe bile kendine masumiyet isnat etmemiştir.
Hz. Ömer:
“Eğer eğrilirsem beni kılıçlarınızla düzeltin.”
Masum olmadığını açıkça söylüyor.
Hz. Ali:
Kendisini ilahî olarak seçilmiş görenlere beddua etmiş, onları uyarmıştır.
Hz. Ali dahi “Allah beni özel seçti, bana masumiyet verdi” dememiştir.

Yani;

Peygamber’den sonra masum, ilahî görevlendirilmiş kişi veya grup yoktur.
Vahiy kesilmiştir.
Din tamamlanmıştır.
Masumiyet peygamberlere mahsustur. Peygamber’den sonra hiç kimse hata ve günahdan korunmuş değildir. Özel olarak görevlendirilmiş imam iddiası, peygamberliğin tamamlanmasına ters düşer. Her kim Peygamber’den sonra özel bir ilahî otorite iddia ederse, Kur’an’ın tamam oluşunu inkâr etmiş olur.”

SONUÇ

Hz. Peygamber’den sonra Allah’ın özel görevlendirdiği, masum, hatadan korunmuş, ilahî bilgi alan kişi yoktur.
Böyle bir iddia, Ahzab 40, Maide 3, Şura 51 gibi ayetlere aykırıdır.
Masumiyet sadece peygamberlere verilmiştir.
Her kim kendini “özel seçilmiş” ilan ederse, din dışı bir iddiada bulunmuş olur.