Bir kimse borcunu ödemediği hâlde kasten ve bile bile: “Vallahi, billahi borcumu sana kuruşu kuruşuna ödedim.” diye yalan yere yemin ederse ne yapması gerekir?

1- HÜKÜM

Bir kimsenin bile bile yalan söyleyerek Allah’ın adıyla yemin etmesi büyük günahlardandır. Fıkıhta bu tür yemine “Yemin-i Ğamûs” denir.

Ğamûs“, sahibini günaha, ardından da cehenneme daldıran yemin demektir.

Borcu ödemediği hâlde ödediğini söyleyerek Allah adına yemin eden kimse hem yalan söylemiş hem de Allah’ın adını haksız yere kullanmış olur. Bu davranış haramdır ve büyük günahlardan sayılmıştır.

Böyle bir yeminin kefareti yoktur. Çünkü bu yemin, geleceğe dair bozulan bir yemin değil; doğrudan doğruya yalan üzerine kurulmuş ağır bir günahtır.

Bu kişinin yapması gereken:

– Samimi bir tevbe etmek,
– Allah’tan af dilemek,
– Ödemediği borcu eksiksiz ödemek,
– Karşı taraftan helallik istemektir.

2- KUR’AN-I KERİM’DEN DELİLLER

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

«”Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir menfaat karşılığında satanlar var ya, işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur.

(Âl-i İmrân, 3/77)»

Bir başka ayette:

«”Yeminlerinizi koruyun.

(Mâide, 5/89)»

Yine Allah Teâlâ:

«”Bile bile yalan yere yemin ederek insanların mallarını yemeyin.

(Bakara, 2/188’in genel hükmü)»

buyurarak haksız kazanç ve aldatmayı yasaklamıştır.

3- SÜNNETTEN DELİLLER

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

«”Büyük günahlar; Allah’a ortak koşmak, anne-babaya isyan etmek, adam öldürmek ve yalan yere yapılan yemindir.

(Buhârî, Eymân 16)»

Başka bir hadiste:

«”Kim bir Müslümanın malını almak için yalan yere yemin ederse Allah’a gazap etmiş olarak O’na kavuşur.

(Buhârî, Şehâdât 27; Müslim, Îmân 218)»

Bu hadisler, yalan yere yapılan yeminin ne kadar ağır bir günah olduğunu açıkça göstermektedir.

4- SAHABEDEN DELİLLER

Abdullah b. Mes’ûd (radıyallahu anh) şöyle demiştir:

«”Yalan yere yemin etmek, malı haksız yere almak için yapılan en büyük günahlardandır.”»

Sahâbe-i kirâm, Yemin-i Ğamûs’u büyük günahlardan kabul etmiş ve sahibinin mutlaka tevbe etmesi gerektiğini belirtmiştir.

5- DÖRT MEZHEBİN GÖRÜŞÜ

Hanefî Mezhebi

Hanefîlere göre Yemin-i Ğamûs büyük günahtır. Kefareti yoktur. Tevbe etmek ve hak sahibinin hakkını ödemek gerekir.

Mâlikî Mezhebi

Mâlikî mezhebine göre de yalan yere yapılan bu yemin büyük günahtır. Asıl görev samimi tevbe ve kul hakkını iade etmektir.

Şâfiî Mezhebi

Şâfiîler de Yemin-i Ğamûs’un büyük günahlardan olduğunu kabul etmişlerdir. Tevbe ve hakların sahiplerine verilmesi gerekir.

Hanbelî Mezhebi

Hanbelî mezhebinde de bu yemin büyük günahlardandır. Kul hakkı varsa mutlaka ödenmeli ve Allah’a tevbe edilmelidir.

Dört mezhep de Yemin-i Ğamûs’un haram olduğu ve sahibinin tevbe etmekle yükümlü bulunduğu konusunda ittifak etmiştir.

6- SONUÇ

* Borcunu ödemediği hâlde ödediğini söyleyerek Allah adına yemin etmek haramdır.

* Bu yemin, fıkıhta “Yemin-i Ğamûs” olarak adlandırılır.

* Yemin-i Ğamûs büyük günahlardandır.

* Böyle bir yeminin kefareti yoktur.

* Kişinin samimi şekilde tevbe etmesi farzdır.

* Borç ne kadarsa eksiksiz ödemeli ve hak sahibinden helallik istemelidir.

* Allah’ın adını yalan için kullanmak müminin kaçınması gereken ağır bir günahtır.

Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.