Altın veya gümüşten imal edilmiş ziynet eşyasının veresiye satışı caiz midir?
Altın ve gümüşün para karşılığında satılması, klasik fıkıhta sarf akdi hükümlerine tabidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), altın ve gümüşün mübadelesinde bedellerin peşin olarak teslim edilmesini emretmiştir. Nitekim Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
«“Altını altınla, gümüşü gümüşle… misli misline ve peşin olarak değiştirin.”
(Müslim, Müsâkât, 81)»
Bu sebeple altın veya gümüş, para hükmündeki başka bir bedelle değiştirildiğinde, özellikle bedellerden birinin vadeli bırakılması nesîe ribâsı kapsamında değerlendirilir.
Dört Mezhebe Göre
Hanefî Mezhebi:
Hanefîlere göre altın ve gümüş, işlenmiş ziynet eşyası hâline getirilmiş olsa dahi altın ve gümüş olma vasfını korur. Altın veya gümüşün para karşılığında satımında bedellerin akit meclisinde teslim edilmesi gerekir. Bu nedenle altın veya gümüş ziynet eşyasının TL veya döviz karşılığında veresiye/taksitli satılması caiz değildir.
(Kâsânî, Bedâiʿu’s-sanâiʿ, 5/148; Mevsılî, el-İhtiyâr, 2/40)
Mâlikî Mezhebi:
Mâlikîlere göre de altın ve gümüşün para ile mübadelesinde sarf hükümleri geçerlidir ve bedellerin peşin olması gerekir. Dolayısıyla altın veya gümüş ziynet eşyasının para karşılığında vadeli satılması caiz değildir.
(İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 3/212)
Şâfiî Mezhebi:
Şâfiî mezhebinde de altın ve gümüş, işlenmiş olsun veya olmasın ribevî mallardandır. Para ile altın veya gümüşün değişiminde sarf hükümleri gereği bedellerin akit meclisinde teslim edilmesi şarttır. Bu nedenle vadeli satış caiz değildir.
(Nevevî, el-Mecmûʿ, 9/391 vd.; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 2/22)
Hanbelî Mezhebi:
Hanbelî mezhebinde de altın ve gümüşün para karşılığında satımında bedellerin peşin olması gerekir. İşlenmiş altın ve gümüş ziynet eşyasının para karşılığında vadeli satılması sarf hükümlerine aykırıdır.
(İbn Kudâme, el-Muğnî, 4/141)
İşçilik ve Taş Bedeli Meselesi
Ziynet eşyasının içerisinde altın veya gümüşün kendisi ile işçilik, tasarım ve kıymetli taş gibi unsurların bedelini birbirinden ayırmak önemlidir.
Altın veya gümüşün bedeli akit sırasında peşin olarak ödenir; işçilik veya ayrı bir malın bedeli ise gerçekten ayrı bir unsur olarak belirlenmişse, bu kısmın vadeli ödenmesine ilişkin hüküm ayrıca değerlendirilir.
Ancak satış bedelinin tamamı gerçekte altın veya gümüşün karşılığı olduğu hâlde, bunun bir kısmını “işçilik” adı altında göstererek vadeli satış yapmak caiz olmaz. Hüküm, isimlendirmeye değil, akit ve işlemin gerçek mahiyetine göre belirlenir.
Sonuç
- Altın veya gümüş ziynet eşyasının TL veya döviz karşılığında vadeli/taksitli satılması: Dört mezhebin klasik sarf hükümlerine göre caiz değildir.
- Bedellerin peşin olarak karşılıklı teslim edilmesi: Caizdir.
- Altın veya gümüşün kendi cinsiyle değişiminde ayrıca misliyet ve peşinlik hükümlerine riayet edilmesi gerekir.
- İşçilik ve ayrı bir malın bedelinin vadeli olup olamayacağı ise, bunların satış akdinde gerçekten ayrı bir unsur olarak bulunup bulunmadığına göre ayrıca değerlendirilir.
Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.