Sarraftan veresiye (borca) altın almak caiz midir?

Cevap: Sarraftan altını veresiye satın almak caiz değildir. Çünkü altının para karşılığında satılması bir alışveriş akdidir ve altın ile para arasındaki bu tür işlemlerde bedellerin peşin olarak teslim edilmesi gerekir. Altının bedelinin daha sonra ödenmesi, altın alım satımında nesîe faizi (ribâü’n-nesîe) meydana getirir.

Altının fiyatının önceden belirlenmesi de bu hükmü değiştirmez. Örneğin, bugün altın alıp bedelini bir ay sonra ödemek üzere anlaşmak caiz değildir. Aynı şekilde, “Borcu ödediğim gün altının fiyatı ne kadarsa o kadar öderim.” diyerek fiyatı ödeme gününe bırakmak da caiz değildir. Çünkü bu durumda hem bedelin ödenmesi ertelenmekte hem de akdin bedeli belirsiz bırakılmaktadır.

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

«الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ، وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ … مِثْلًا بِمِثْلٍ، يَدًا بِيَدٍ»

“Altın altınla, gümüş gümüşle… misli misline ve peşin olarak değiştirilir.”
(Müslim, Müsâkât, 81; hadisin ilgili bölümü)

Bununla birlikte, altın borç almak ile altını veresiye satın almak farklı işlemlerdir. Bir kimse, başka birinden ödünç olarak altın alabilir. Bu durumda borç, satış değil karz akdidir. Borç alınan altın, kural olarak aynı miktar ve vasıfta altın olarak geri ödenir. Taraflar borcu sonradan parayla kapatmak isterlerse, ödeme gününde karşılıklı anlaşarak o günkü değer üzerinden ödeme yapabilirler. Ancak bu, başlangıçta altın satışını vadeli hâle getirmekten farklıdır; para ile ödeme konusunda anlaşma, ödeme anında yapılmalıdır.

Sonuç: Sarraftan altını vadeli veya veresiye satın almak caiz değildir; fiyatın önceden belirlenmesi de bu hükmü değiştirmez. Ancak altın borç almak caizdir. Borç alınan altın, aynı miktar ve vasıfta altın olarak ödenebilir; taraflar ödeme gününde anlaşarak borcu o günkü değer üzerinden para ile de kapatabilirler.

Allah Teâlâ en doğrusunu bilir.