Allah İsmi Yerine Tanrı Kelimesinin Kullanılması Caiz midir?

“Tanrı” kelimesi, Arapça’daki “ilâh” kelimesinin Türkçe karşılığıdır. İlah; “kendisine ibadet edilen varlık” anlamına gelir. Bu yönüyle hem hak olan mabudu (Allah Teâlâ’yı) hem de batıl olarak tapınılan varlıkları ifade edebilir.
Buna karşılık “Allah” lafza-i celâli, yalnızca Yüce Allah’ın zâtını ifade eden özel isimdir. Kelâm âlimlerinin ittifakıyla “Allah” ismi, Cenâb-ı Hakk’ın bütün kemâl sıfatlarını içinde barındıran, hiçbir eksiklik ihtimali taşımayan ve başka hiçbir varlık için kullanılmayan müstesna bir isimdir. Bu yönüyle hiçbir dilde “Allah” isminin manasını tam olarak karşılayan başka bir kelime bulunmamaktadır.

Ayrıca “Allah” ismi, ümmetin tevhid akidesini temsil eden ortak bir semboldür. Bu sebeple Müslümanların ibadet ettikleri tek ilâhı “Allah” ismiyle anmaları daha uygun, daha faziletli ve daha doğru kabul edilmiştir. Zira Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur:
“En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin.” (A‘râf, 180)
Bununla birlikte, kişi “Tanrı” kelimesini kullanırken kastı; noksan sıfatlardan münezzeh, her türlü kemâlin sahibi olan Yüce Allah ise, bu kullanım itikaden sakınca doğurmaz. Nitekim İslâm tarihinde farklı coğrafyalarda Allah Teâlâ için “Hudâ”, “Yezdân”, “Çalap”, “Mevlâ” gibi kelimelerin kullanıldığı da bilinmektedir.

Sonuç (Fetva Hükmü):

Allah Teâlâ’yı en doğru şekilde ifade eden isim “Allah” ismidir ve Müslümanların bu ismi tercih etmesi dinen daha uygundur. Ancak “Tanrı” kelimesiyle kastedilen varlık açıkça Yüce Allah ise, bu kullanım İslâm inancına aykırı olmaz ve caizdir.

Bununla beraber tevhid bilincinin korunması ve kavram kargaşasının önlenmesi açısından “Allah” isminin kullanılması daha uygundur.